Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite kontenjanlarında köklü bir dönüşüm başlatıyor. Son dönemde devlet üniversitelerinde uygulanan kontenjan azaltma politikası, 2026’dan itibaren vakıf üniversitelerini de kapsayacak şekilde genişletilecek. Bu adımın, mezun sayısının iş gücü piyasasındaki karşılığı ve istihdam olanakları dikkate alınarak atıldığı belirtiliyor.
KONTENJANLARDA YENİ DÖNEM
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıklamalarına göre, özellikle mezun fazlası veren ve öğrenci talebinin yoğun olduğu bölümlerde kontenjanlar kademeli olarak azaltılacak. Hukuk, diş hekimliği, eczacılık, psikoloji, mimarlık ve eğitim fakülteleri bu kapsamda öne çıkıyor. Özvar, bu uygulamanın yalnızca devlet okullarıyla sınırlı kalmayacağını, vakıf üniversitelerinde de benzer bir sürecin başlayacağını vurguladı.
KRİTİK BÖLÜMLERDE KISITLAMA
- Hukuk: Mezun fazlalığı ve staj süreçlerindeki yoğunluk nedeniyle kontenjanlar düşürülecek.
- Diş Hekimliği ve Eczacılık: Sağlık sektöründeki arz-talep dengesi gözetilecek.
- Psikoloji: Sektörel doygunluğun önüne geçmek için vakıf üniversitelerinde sayı optimize edilecek.
- Mimarlık: İş bulma imkanlarının daralması nedeniyle kontenjanlarda ciddi azalma olacak.
- Eğitim Fakülteleri: Milli Eğitim Bakanlığı’nın ihtiyaçları doğrultusunda öğretmenlik programlarında da kısıtlamaya gidilecek.
GELECEĞİN MESLEKLERİNE KAPASİTE
Bu düzenleme yalnızca bir kısıtlama olarak değil, aynı zamanda yeni alanlara yer açma stratejisi olarak değerlendiriliyor. YÖK Başkanı’nın verdiği bilgiye göre, geleneksel bölümlerdeki kapasite daralması; yapay zeka, dijital dönüşüm, bilişim ve yeşil enerji gibi geleceğin mesleklerine aktarılacak. Böylece yükseköğretim sistemi, teknolojik gelişmelere ve modern iş dünyasının gereksinimlerine daha uyumlu hale getirilmeye çalışılıyor.
Yetkililer, bu sürecin üniversite tercihlerinde ve mezuniyet sonrası istihdamda nasıl bir etki yaratacağına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü belirtiyor.